![]() |
|
|
| |
||
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
KİTABIN ÖZETİ :
Yazar kitabına e.e.cummings’in “Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, Kendin olarak kalabilmek, Dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, Artık hiç bitmez!.. “ sözüyle başlıyor. Kitabın adı olan savaşçı sözü bu anlamda bir savaşçıyı ifade ediyor.Yazar kitabını anlamlı ve coşkulu bir yaşam isteyenlerin o yönde öğrenmek, o yönde değişmek,eylem içinde olmak isteyenlere yazdığını ifade etmektedir. Kitabın içerisinde yer alan karakterlerden yazarın kendisi, gerçekte de olduğu gibi algılama, öğrenme, psikoloji ve iletişim konularında uzman ve tanınmış bir öğretim görevlisi; Arif Bey ise mutsuz, kendini aptal gibi hisseden, ne istediğini bilmeyen, yalnız, kendisini kaybolmuş hisseden bir sınıf öğretmeni. İki karakterin tanışmalarından sonra kitap içerisindeki konular yazar ve Arif Bey arasında Arif Bey’in soruları ve yazarın; hayatı, psikolojiyi, toplumu, felsefeyi, iletişim ve insan ilişkilerini konu edinen cevaplarıyla, soru-cevap şeklinde okuyucuya aktarılıyor. Birinci bölümde arayıştan söz ediliyor.”Anlam arayışında ilk adım,kritik ve can alıcı soruları sorabilmektir.İkinci adım ise soruların yanıtını aramaktır.”diyen yazar anlamını yitiren bir yaşamın temel sorununun bireyin varoluşunda sadece kendisi için önemli gördüğü kişiler tarafından tanınmayı, kabul edilmeyi, sevilmeyi, özlenmeyi, değerli bulunup güvenilmeyi istemesi biçiminde yaşaması, kendine özgün bireysel yaşamın olmaması, kendi yaşamının dansını yapamaması olduğu anlatılıyor. Savaşçıdan (Özgün yaşamaya kendini adayan insan) bahsediliyor ve arayışa geçme zamanının geldiği hatırlatılıyor.Yine bu bölümde sorunların hepsinin temelinde bir felsefi boyut yatmakta olduğunu , bu felsefi boyutu açık seçik ortaya koymadıkça sorunları çözecek güce ve yeterliliğe hiçbir zaman ulaşılamıyacağını, içinde bulunduğumuz sorunların felsefi boyutlarını kavramadıkça hayatın anlamını bulamıyacağımızı anlatmaktadır. İkinci bölümde arayış sonucunda farkına varma ve uyanıştan söz ediliyor. Kişi ancak uyandıktan sonra, daha önce uyuyor olduğunu kavrıyor. Yazar CARL SUNG’ın “Kendi kalbine bakmayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir. Dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur; içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder.” sözüyle uyuyan kişinin uyuduğunu bilmezse gördüğünün rüya olduğunu anlayamayacağını ve farkına varmanın uyanış için ne derece önemli olduğunu vurguluyor.Yine yazar bilincimiz gelişmeden o bilince uygun olan fenomenleri algılayamıyacağımızı ve her bilimin kendine özgü bir niyetinin geliştireceğini ve bu niyetin o bilincin neyi algılayıp nasıl anlamlandıracağını etkilediğinden Alman filozofu Husser ’den alıntı yaparak belirtiyor.bu bölümde yazar okuyucusuna şu mesajları da veriyor yaşam enerjisinin kaynağının insanın kendi özü olduğunu kendi özünden kopan insanın yaşamdan da kopabileceğinden , kişinin huzursuzluğu ,mutsuzluğu gerginliği sıkıntısı depresyonu onu uyandırmaya çalışan önemli dostları olduğundan bahsetmektedir. Yine yazar bu bölümde “Savaşçıyı savaşçı yapan onun kendine,topluma,yaşama bakış tarzıdır;yaşam felsefesi ve bu yaşam felsefesi içinde yaptığı eylemdir.” Demektedir. Peki bundan sonra ne olacaktır. Üçüncü bölümde niyet etmekten ve savaşçının anlamından bahsediliyor. Savaşçının başkası için değil, kendi gönlü, kendi niyetiyle, kendi yaşamı için savaşçı olduğu ve gerçek savaşçının her olaydan alabileceğinin,öğrenebileceğinin en fazlasını almak istediği vurgulanıyor. Niyetin de anlamlı ve coşkulu bir yarın yaşatmak için yapılması, ancak bu yarının “kişisel bütünlük içinde bildiğimizi bilerek, bilmediğimizin farkında olarak, ikisi arasındaki farkın bilincinde gerçeğe sürekli saygılı olarak“ atılabileceği belirtiliyor.Yine bir insanın niyeti, o kişinin içinde bulunduğu ortamı nasıl algılayacağını, o ortamda bilincini nasıl organize edeceğini belirleyen en önemli etken olduğundan ve bir savaşçıyı diğer sıradan insanlardan ayıran en önemli öğe nin onun kendine özgül niyeti olduğundan bahsedilmektedir. Dördüncü bölümde yarını ancak kişisel bütünlük içinde yaratabileceğimizden , gerçeğe saygı kişisel bütünlüğün temelinde yattığını ve bütün kötülüklerin anası, bütün yanlışlıkların, geriliklerin kaynağının gerçeğe saygısızlık olduğu Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin “Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” sözüyle vurgulanıyor. İlişkilerde tutarlılık ve vicdan konuları işleniyor.Yine özdeşim ve çelişki yasasına uyulmayan ortamlarda ,farkına varılmadan çocuğun zihinsel kanatları ve zihinsel ayakları koparılmaya başlanır.Zihinsel ayakları koparılan çocuk gelişemez;insan olma muhteşemliğini gerçekleştiremez. denmektedir.bu bölümde bir başka yerde gerçeğe saygısı olmayan insanın kişisel bütünlük içinde kalması mümkün değildir, bir insan ancak kişisel bütünlüğü kadar kendisidir.kendisi olmayan insanın etkileme gücü de olmıyacağını ,insanın kaçamıyacağı en büyük otoritenin kendi vicdanı olduğunu ,sıradan bir insan olmaktan uzaklaştıkça ,sıradan insanlar arasında kendimizi yalnız hissedeceğimizi, ve yine bizlerin sadece diğer insanlarla beraber yaşamadığını kendimizle de sürekli beraber yaşadığımızı sıradan insanları bizden uzaklaştıran sürecin bizi kendimize yakın getirecek olan süreç olduğundan savaşçı gibi yaşamanın muhteşem bir başarı olduğundan sıradan insanların başarabileceği bir şeyin olmadığından bahsedilmektedir. Ayrıca bölüme damgasını vuran cümle ise “kişisel bütünlük içinde olmayan insan kendisini sürekli zehirliyor demektir.” Cümlesidir. Beşinci bölümde yarını yaratmak için güçlü olmak gerektiğini söylüyor. Bu gücün nereden geleceği sorusuna, “kim olduğunu bil” diyor. “Kişinin gerçek gücü ortada” ve devam ediyor: “nasıl konuşacağını bil; kiminle, neyi, nerede, ne zaman ve nasıl konuşacaksın? En önemlisi niçin konuşacaksın? BİL” diyor. Ben güçlü bir insanım ,benim gücüm var;diyen insan,yaşamının direksiyonunu elinde tutan insandır.Düşünürüm,isterim,yaparım duygusu içinde yaşar.Hayatlarını türbünden seyreden insanların kendilerini güçlü hissetmeleri çok zordur.Balığın okyanusta yaşadığı gibi biz insanlarda kültür okyonusu içinde yaşarız. Bu kültür okyanusunda bir çok inançlar ,varsayımlar,felsefi mesajlar bize zaman içinde ,biz farkına varmadan verilir,öğretilir.Bir insanın niyetinin bilincinde,neyi niçin istediğinin anlamını kavramış olarak,istediği için yapabilecek gücü görebiliyorsa, bu insan kendini güçlü hissedecektir.Bu bölümde yazar bilinçlenmiş bireylerin sayısı çoğaldıkça,toplum daha bilinçli algılayıp, düşünüp, daha bilinçli davranmaya başladığından söz etmektedir. Altıncı bölümde yaşamdaki sorumluluk ve savaşçının sorumluluğundan bahsediliyor. Yaşam kimin sorumluluğu? diye bir soruya yazar “Kimine göre ana-babanın; kimine göre evlendiği eşinin; kimine göre komşusunun; kimine göre onu çalıştıran şirketin; kimine göre devletin; kimine göreyse yaşamda sorumluluk diye bir şey yoktur.” diyor.Yine burada Kızıldereli Bilge Don Juan ‘ın bir sözünü veriyor.”İnsan bir şeyi yapmaya karar verdi mi,sonuna kadar gitmeli; ama yaptığı şeyden sorumluluk almalı” Yazar burada bir insanın sorumlu olması için o insanın sorumlu tutulacağı konuda bir farkındalığı , bir bilinci olması gerekir , özgürlük ancak sorumluluk temeli üzerinde yaşayabilir ,Sorumluluk olmadan özgürlük yaşayamaz.diyor.Bu bölümde sorumluluk almayan insanın neyi,ne kadar, ne zaman , nasıl yapacağına dair sınırları belirgin olmadığından ,kendi sınırlarının dışında olan bir sorumluluğu aldığında ,kişi,kendine karşı sorumsuzca davranmış olacağından bahsetmektedir. Yedinci bölümde “Şimdi ve şu anı yaşama tembelliği” neden bu kadar yaygın? Neden görmeyiz bize bakan gözleri, neden kırarız gönülleri, neden pişmanlıklar içinde yuvarlanır gideriz? Sorularının yanıtı savaşçının ölüm bilinci içinde irdeleniyor ve yazar burada Kızıldereli Bilge Don Juan’ın bir sözünü yazıyor ve “ölüm düşüncesi insanoğlunun ruhuna çeki düzen veren tek şeydir”diyor. Sekizinci bölümde değişimden bahsediliyor. Sıradan, kaybolmuş, güçsüz bir insanın dahi savaşçı olabileceği, bunun yolunun da değişim olduğu belirtiliyor. Bu değişimin nasıl olacağı sorusuna “Farkına vararak ve farkına vardığını yaşayarak.” diyor.Burada yazar “yaşamda hiçbir şeyin bir başka şeyi tek yönde etkilemiyeceğinden ,sadece karşılıklı etkileşim olduğundan bahsediyor.Yine bir başka sayfada “bilinçte meydana gelen değişimlerin diğer tüm değişimlerin esasını oluşturur”diyor . Bu bölüme damgasını vuracak cümlelerden bir tanesi de “İnsan yaşamın belirli bir alanında yaptığı işe en iyi şekilde yapmaya çalışırken savaşçı olma yoluna girer” diye düşünüyorum. Dokuzuncu bölümde değişimden bahsediliyor.Bitmemiş işlerle tanışıyoruz. Bitmemiş işler bitmeden gücümüzü kazanamayacağımız; şimdi ve şu anın tembelliğinden kurtulmamız gerektiği anlatılıyor.İnsanoğlunun potansiyelinin kırdaki otlar gibi özgürce büyüme imkanı bulursa kendi özü yönünde gelişebileceği ve özgün bir insan olacağından bahsediyor. Onuncu bölümde Don Juan savaşçı olmanın güçlü örneklerini veriyor ve “savaşçı karar vermeden önce düşünür,inceler, gözden geçirir,acele etmez , her şeyi hesaba katar.” diyor. On birinci bölümde Arif Bey’le yazarın son buluşmasında konuşulanlar genel bir gözden geçiriliyor. Arif Bey’in ilk tanışmadaki psikolojik durumu ile en son durumu karşılaştırılıyor. Konuşulanların gözden geçirilmesi yapılırken yazar kitabın bütününü daha sade ve açık bir dille özet şeklinde okuyucuya tekrar veriyor. Bir insanın düşüncelerinin ve yaşamının nasıl değişebileceği konusu Arif Bey’in düşünceleriyle ortaya konuluyor. Paylaş |
|
|
|
![]() |
| Tag Ekle |
| anlamlı, bir, çoşkulu, için, kitap, özeti, savaşçı, yaşam, İçin |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Evet Dedirtme Sanatı Kitap Özeti | Halis Öğretmen | Kitap Özetleri | 0 | 01-24-2011 22:32 |
| Etkili Sunuş Kitap Özeti | Halis Öğretmen | Kitap Özetleri | 0 | 01-24-2011 22:31 |
| Etkili Hatırlama Teknikleri Kitap Özeti | Halis Öğretmen | Kitap Özetleri | 0 | 01-24-2011 22:29 |
| Bilgi Çağında İnsan Kitap Özeti | Halis Öğretmen | Kitap Özetleri | 0 | 01-24-2011 22:27 |
| Yüzde 100 Düşünce Gücü Kitap Özeti | Halis Öğretmen | Kitap Özetleri | 0 | 01-24-2011 22:22 |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
|||
| dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz |
| dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz |
![]() |
![]() |