![]() |
|
|
| |
||
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
AVRUPA-DİL-KÜLTÜR-EĞİTİM
Betül ÇOTUKSÖKEN <<Her dil belli bir evren modeli, dünyayı anlamaya yönelik bir gösterge sistemi kurar ve dünyayı 4000 değişik tarzda betimleme tarzımız varsa, bu bizi daha zengin kılar. Nasıl ekolojinin korunmasına çaba gösteriyorsak, dillerin korunmasına da çaba göstermeliyiz.>> Avrupa üniversitelerinin anayasası olarak bilinen ve 1988’de yayımlanan “Magna Charta Universitatum”un dikkatli bir okunuşu, araştırma ve öğretim yoluyla bilgiyi, kültürü yaratanın, aktaranın, geliştirenin ve sorgulayanın üniversiteler olduğunu ortaya koyar. Üniversiteler aynı zamanda özerk kurumlar olarak, tüm siyasal, ekonomik ve ideolojik güç odaklarına karşı bağımsız olmak zorundadırlar. Eğitim ve araştırma üniversite ortamında ayrılmaz bir bütün oluşturur. Gerçekten de üniversiteler araştırmalarını eğitim süreçleriyle aktarırlar ve üniversitelerin aktardığı kültür, dile dayalı eğitim yoluyla aktarılır. Bu bağlamda kültürden anlaşılan, cultura animidir. Kültürün bu anlamı, çok farklı ögelerden oluşan kültür bütünü içinde evrensel olana işaret eder. Ancak kültürden ne anlaşıldığı, sık sık tartışılan bir konudur. <<Avrupa’da kültür kavramından en genel anlamıyla “yaşam tarzı” anlaşılır. Bu nedenle, kültürü yaratma, geliştirme ve sorgulama denilince, yaşam tarzını yaratma, geliştirme ve sorgulama gündeme gelir. Ayrıca, bir toplumun kültürü, o toplumun tarihini, yapılarını ve bunların işleyişini, inanışını, hukukunu, kurumlarını, resmi ve muhalif ideolojisini ve her türlü özgünlüğünü içinde taşır. Dolayısıyla, kültür eleştirisi, aynı zamanda tümel bir toplum eleştirisi ve sorgulaması anlamını taşır.>> Kültürün farklı görünümlerinin toplamı olan yaşama dünyası ya da her türlü görünümüyle kültür üniversite ortamında bilgi konusu olur; bu aynı zamanda kültürün eleştirilmesi anlamına da gelir. Üniversite de bir kültür ortamıdır; farklı kültürlerin buluştuğu bir mekândır üniversite. Burada çoğul anlamında kültürle cultura animi bir aradadır. Aslında cultura animi, çoğul anlamında kültürü bilgi bağlamında mercek altına alandır ve bununla bağlantılı olarak eleştirendir. Bologna Süreci kapsamında hazırlanan 1998 Sorbonne Ortak Deklarasyonu ise, bilgi, kültür, eğitim-öğretimde devingenlik kavramlarını öne çıkarmakta ve ayrıca şu belirleme de yapılmaktadır: <<Lisans öğrencileri çokdisiplinli çalışma, dil yeteneğini geliştirme ve yeni bilgi teknolojilerini kullanma fırsatlarını da içeren değişik programlara girme şansına sahip olmalıdır.>> İnsanı insan kılan ve tüm kültürün aktarım olanağını sağlayan dil yetisinin geliştirilmesi, Avrupa idesinin, tüm zamanlar boyunca ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bilgi ile dil arasındaki ilişki de dikkate alındığı takdirde, hümanist değerler bağlamında araştırma ve öğretim alanını yaratmaya çalışan Avrupa’nın tarihine sadık kalır bir biçimde dile ve dil öğretimine verdiği önem, bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Örneğin, 1999 Bologna Deklarasyonu uyarınca <<(…) kültürlerin, dillerin ve ulusal eğitim sistemlerinin çeşitliliğini ve üniversitelerin özerkliğini hiçbir sınırlama olmaksızın tanımak yükümlülüktür.>> Dilsel çeşitliliğe yapılan vurgu, bir kez daha dikkati çekmektedir. Dikkati çeken diğer kavramlar ise, kültürel çeşitlilik, işbirliği, toplumsal boyut, hareketlilik ya da devingenlik, cinsiyetlerin eşit temsilidir. Sıralanan bu kavramların tümü aynı zamanda çaığmızın gereksinimlerine de işaret etmektedir. Ancak tam da bu nokta da gereksinimlerle insansal değerler arasındaki denge sorunu, gözden ırak tutulmamalıdır. Gereksinimlerle, gereksinimlerin karşılanma yolları değişimi de beraberinde getirmektedir. Gereksinimlerin eşliğinde değişen Avrupa, dışta olana yönelen tutumuyla, bir form ya da biçim olarak kendini gösteren yapısıyla, çeşitliliğe her zaman yakın durmuştur. Avrupa’yı sırasıyla: <<(1) Dil nedir? (2) Kültür nedir? (3) Dil ile kültür birbirlerine nasıl bağlıdır? (4) Çok-dillilik yönünden bugünkü Batı Avrupa kültürü nasıl bir görünüme bürünmüştür? (5) Verdiğim açıklamalardan, kabataslak da olsa, ne gibi eğitimsel sonuçlar çıkarılabilir?>> sorularıyla ele alan Nermi Uygur, Avrupa’daki dil yaklaşımını şöyle değerlendirmektedir: <<(…) genellikle yapıldığı üzere, tek tek diller ölçek alındığında, değişik kültürlerin bir çokluğu olarak görünmekte Batı Avrupa. Avrupa’nın Batı’sında bugün 300 milyon dolayında insan 30 kadar dili konuşmada. Almanca, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce gerek anadil gerekse kültür dili olarak Batı Avrupa dışında, Batı Avrupa’nın çok uzağında da konuşulan diller; bunun, Avrupa’nın kültür havasına eğitim ve edebiyat yönünden karmaşık etkileri dokunmakta. (…) Batı Avrupa’daki dil ile kültüre ilişkin bu değinilen çok çeşitlilik, kuşkusuz, araştırmacılarca, özellikle, dil toplumbilimcilerince, nesnel-soyut bir yaklaşımla yetesiye incelenmekte.>> Yine Uygur’a göre <<(…) tekdilli tekkültür yok Avrupa’da. ”Tek kültür, tek dil” çığlığı çağdaş Avrupa’nın geleneğine aykırı düşer. İkinciyin: Hiçbir tek dil, birçok kültürün, bir kültürler çeşitliliğinin tümünü kapsayıp kuşatmak savıyla ortaya çıkmaz Avrupa’da. Üçüncü olarak saptamamaız gereken şu: son derece önemli bir yönden, kültürün anahtarıdır dil; bu anahtar olmadıkça kültür kapalı kalır.>> Kültür kapısını açan anahtar, dildir, eğitimdir ya da dil eğitimi ve öğretimidir. Dil eğitimi Avrupa kültür dünyasında, kamusal nitelikli bilginin üretildiği, geliştirildiği, eleştirildiği, sorgulandığı ortamlar olarak okullarda ve özellikle üniversitelerde en önemli gündem maddesini oluşturmakta, konuya ilişkin olarak sürekli bir arayış kendini göstermektedir. Eğitim sürecinin ögeleri dikkate alındığında, öğrenen-öğreten kavram ikilisi, eğitim-öğretim ya da öğrenim konusu, her iki bağlamı buluşturan yöntem ögesi, ilk akla gelen ögelerdir. <<Gerçekten de yabancı dil eğitimi, toplumsal ilişkiler, ekonomik koşullar, teknolojik gelişmeler, bilimsel bulgular, öğrenci/öğretici/yönetici gibi insan gücünün özellikleri, yerleşik alışkanlıklar, kültürel yönelimler, izlenen yol/yöntem, amaçlar, konular, araç-gereç ve ders malzemesi bağlamında birçok öğenin etkili olduğu çok yönlü ve karmaşık yapılı bir süreçtir. Dünyayı yönlendiren genel olgulardan sınıf içi çalışmalara kadar uzanan bu öğeler dizisini sürece yönelik bir bakış açısıyla genelden özele doğru öbeklendirerek şöyle de aşamalandırabiliriz: AŞAMA 1: Toplumsal/Siyasal/Kültürel/Ekonomik Gelişmeler AŞAMA 2: Genel Bilimsel Teknolojik Gelişmeler AŞAMA 3: Alana Özgü Bilimsel Gelişmeler AŞAMA 4: Uygulamalar>> Burada karşılıklı etkiye dayalı bir durum söz konusudur. Ancak şöyle bir soru sorabiliriz: Öğrenen özne burada bir adım da olsa önde değil midir? Her ortamın öğrenme ortamı, her öznenin öğrenen özne olduğu günümüzde özellikle yaşamboyu öğrenme kavrayışı eşliğinde konuya yaklaşamaz mıyız? Öğrenen-öğreten-öğretilen ilişkilerinde yöntemin de ne denli önemli olduğu bir kez daha anımsanabilir. Bununla birlikte, yöntemi özellikle gereksinimler doğrultusunda belirgin kılacak olan da yine öznedir. Günümüzde birçok alanda olduğu gibi, dil eğitiminde de öğrenen özne eksenli tam öğrenme yöntemi dikkate alınabilir. Söz konusu yöntem, birey olarak öznenin bireyselliğini ve bütünselliğini göz önünde bulundurması bakımından da büyük önem taşımaktadır. Paylaş |
|
|
|
![]() |
| Tag Ekle |
| avrupa, dil, eğitim, konulu, kültür, makale |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| AB Eğitim,Kültür ve Gençlik Programları Tanıtım Slaytı | Halis Öğretmen | AB Projeleri | 0 | 04-03-2011 15:21 |
| Avrupa Birliği ve Avrupa Felsefi Temelleri Konulu Makale | Halis Öğretmen | Felsefe | 0 | 02-27-2011 15:28 |
| Yerel-Evrensel Geriliminde Kültür Felsefesi Konulu Makale | Halis Öğretmen | Felsefe | 0 | 02-27-2011 15:21 |
| Eğitimde Avrupa Birliğine Tam Katılımın Düşünsel Temelleri Konulu Makale | Halis Öğretmen | Felsefe | 0 | 02-27-2011 12:49 |
| Çağdaş Açılımlarıyla Kültür Kavramı Konulu Makale | Halis Öğretmen | Felsefe | 0 | 02-19-2011 21:49 |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
|||
| dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz |
| dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz |
![]() |
![]() |