Geri git   Halis Öğretmen > EĞİTİM YÖNETİCİLERİ > Eğitim Makaleleri Arşivi
Kullanıcı ismi
Şifreniz

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-18-2011, 21:46   #1 (permalink)
 duru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
Standart Dil Bilmek Neyi Bilmektir?

Türkçeyi anlamak için neden Türkçeyi bilmek gerekir.

Dünyanın her ülkesinde, her insan beyninin daha iyi çalışması için kendi anadilinde düşünmeyi öncelikle öğrenmelidir. Çünkü hayatı, kendi anadilinde şekillenen beyninin, hayatını biçimlendirme ve hayatta kalmasını sağlama performansına bağlıdır. Doğup büyüdüğüm şehir başta olmak üzere hayatım boyunca yanlış olduğunu gördüğüm en önemli şeylerden biri, çocuğun dışarısı kavramını sokak ve sokak arkadaşlığı olarak algılaması ve bunun çok matah bir şeymiş gibi çocuktan al haberi gibi saçmalıkları doğuran, daha küçükken dedikoducu olmasının kapılarını sonuna kadar açan erkek kadın cinsiyet ayırdetmeksizin ileride her anlamda sadece insandan beslenen üretken olmayan beyin formasyonu oluşumuna ilk adım ilk ders olarak görülme çabası ve bunun desteklenmesidir. Düşünmeyi öğrenmeyen, sadece ezberlemiş, öğrenmeyi öğrenmemiş bir zihniyetin dibine düşen meyvesi çocuk, sınav silsileleriyle de yarış atına dönerken, ezber ve kopyayla aldığı belge ve diploma vs. kağıt parçalarıyla taltif edildikten sonra, aynı genetiği aktarmaya hazır ve nazır gelecek nesillere de geçirmeye kendi neslinden başlamakta ve bu böyle gitmektedir.

Düşünme öğretilmediği için,' başarılı olmanın püf noktaları','insanları nasıl etkilersiniz','oturup kalkma üzerine sohbetler' gibi kitaplar bazıları tarafından basılma gereği duyulup o toplumda satılmaya başlamışsa sorun ne kadar büyüktür görmek gerekir. Başarılı olmanın püf noktalarını, insanları etkilemeyi, düşünmeyi öğrenmeyi okulda değil de 300 er sayfalık kitaplarla öğreneceksek matrix’i (matrix filmini hatırlayınız) her anlamda yaşamaya başladığımızın resmidir. Düşünmeyi öğretmek ve öğrenmeyi öğretmek herkesin harcı değildir.

Matematiği öğrenmek için neden Türkçeyi bilmek gerekir?

Bir gün, özel bir matematik dersinde geometri anlattığım bir öğrenciyle çalışırken üçgenlerde yardımcı eleman kullanmayı ve bakış açılarını anlatıyorum. Bir kenara başka bir noktadan çizdiğim bir paraleli neden çizmem gerektiğini ve bunu kendisinin de bu tür bir durumda görüp kullanmasının gereklerini verirken 'onu anladım da neden böyle bir paralel çekeyim ki' demesi soru sormanın bile dili öğrenirken, ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Düşünceyi öğretirken, soyutu düşünmeyi de ve nasıl neden sorularını sorarak düşünmesi gerektiğini de öğreterek göstermenin önemi burada daha bariz görülmektedir. Akşama kadar taş taşıyan veya sadece bedeniyle çalışan için dinlenme şekli sabaha kadar yatmak olabilir.

Ama akşama kadar çoğunlukla beyin faaliyetiyle meşgul olan ve beyni daha fazla yorulan kişi için sabaha kadar yatmak dinlenmek değil aksine sanrılara yol açan sorunlar yaratıp, beynin o bölgesi uygun olarak kapatılmadığı için sonradan acaba denilip değişik uzmanlara gidilip beynin toptan bozulması sonuçlarına da sadece basit bir teşhis sorunundan dolayı sebep olabilir. 'Beyni kapatma'*nın yolu, vücudu kapatmak gibi yan gelip yatmak değil başka bir beyin faaliyetiyle açık olan ve o ana kadar yorulmuş beyin bölgesini başka bir bölgeyi açarakrahatlatmaktır! ‘Beyin asla kapanmayacağı için'* sadece çok çalışmış olan alanı, hedef alanı değiştirerek odak değiştirme yoluyla sadece o kısmı kapatmak anlamında kapatabiliriz. Bir öğrenci için bu, örneğin 2 saat tarih çalışmışsa, 1 saat yatması değil 1 saat Türkçe çalışması veya biyoloji okuduysa yan gelip yatması değil 1 saat fizik okumasıdır. Hatta Matematik dersinden sonra tarih okumak beyni aynı kalem açacağı gibi 'uçlamaktadır' veya bilemektedir.

Düşünülenin aksine beyin için zıt konular destekleyici besleyici mahiyettedir. Bunu tavsiye ettiğim öğrencim sosyolojiyle ilgili bir kitabı okuduktan sonra neden o paraleli çekmesi gerektiğini biraz geç ama 2 ay sonra kendi gelip söylemişti. Sosyal bilimlerle desteklenmeyen sayısal bilimler veya tersi, amaç bilimi, eksik, güdük amaçsız ve handikaplı hale getirir.

İngilizce öğrenmek için neden Türkçeyi bilmek gerekir.

Bir örnek olay:

Bir şehre yurtdışından bir heyet gelir çevirmenlik yapması için o şehrin iyi okullarından İngilizce hocaları getirilir ve iki kelime konuşamadıkları için başka bir şehirden tercüman getirilip yabancı heyet ağırlanır.

Şimdi bu ne demektir önce ona bakalım.

Bu okulların hocaları konularında üniversite okumuş, dile güya hakim, çoğu o şehirde İngilizce kurslarında da çalışan -veya ben öyle tahmin ediyorum deyim de bari yanlış anlaşılmasın hani yasak ya çalışmak-,kpds gibi sınavlarda en az 75i veya 85i vs olan, gittikleri her yerde İngilizce düşünün diyen, öğrencisi karşısında gittiği yurtdışı seyahatleriyle büyük sükse yapmış vs vs kişilerdir.

Peki o kadar 'background' yani birikime rağmen ne olmuştur da tuu kaka denilen bazılarına göre 'ucube' 'dilden ne anlar canım denilen' bir çevirmen gelip bunların yapamadığını yapmıştır.

Evet uzunca görmek istersek daha önceki yazılarımızı bir zahmet okuyun demenin yanında kısaca görmek anlamında Türkçedeki,

karmaşa ve kaosun buna yol açtığını, asla ötelenemeyecek Türkçe olgusunun beyinde kaos yaratacak şekilde ötelenmeye çalışılması gayretiyle, bu duruma yol açıldığını söyleyebiliriz. Neden çevirmenler daha iyi dil bilirin de tam uygulamalı ispatı ve karşılığı numunelerinden basit bir tanesidir bu olay.

Kendi ana dilini bilmeyen hayatta hiçbir şeyi tam olarak kavrayamaz, bu şeylerden en önemlisi de HAYATIN KENDİSİDİR.

O YÜZDEN SAYIN VELİLER, ÇOCUKLARINIZA HERŞEYDEN ÖNCE TÜRKÇEYİ ÖĞRETİN VE ÇOCUKLARINIZIN DIŞARI ALGILAMASINI SOKAK DEĞİL, OYUN PARKLARI, SPOR SALONLARI, KÜTÜPHANELER ÜÇLEMESİ OLARAK DEĞİŞTİRİP, SEÇECEKLERİ BRANŞ NE OLURSA OLSUN HERŞEYE İLGİLİ OLMALARINI SAĞLAYIN. SÖZEL DESTEKLİ OLMAYAN SAYISAL VE SAYISAL DESTEKLİ OLMAYAN SÖZEL SADECE GÜDÜMLÜ VE GÜDÜLEN ROBOTLAR OLUŞTURUR İNSAN DEĞİL. DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEMİŞ OLAN İNSAN, TEK BAŞINA KALDIĞINDA NE YAPACAĞINI ŞAŞIRIR, BURADAN DOĞAN SÜRÜ ZİHNİYETİ, BİREY OLMAYI DIŞLAYIP ÖMÜR BOYU BİRBİRLERİNDEN BESLENEN İNSANLAR OLUŞTURUR. GERİ KALMIŞ ÜLKELERDE YAPILAN SOSYOLOJİK ÇALIŞMALAR, GEÇMİŞTEN GELENİN AKSİNE ATAERKİLLİĞİN METAMORFOZA UĞRAYIP YANİ ŞEKİL DEĞİŞTİRİP ÇOK ÇOCUK YAPMANIN BU TÜR TOPLUMLARDA SSK EMEKLİLİĞİ GİBİ GÖRÜLDÜĞÜNÜ, BEN ONA BAKTIM MECBUR o da BANA BAKACAK GÖRÜŞÜNÜN HAKİM OLUP, NESİLDEN NESİLE AKTARILDIĞINI, BUNUN 'KELEBEK'** ETKİSİ YAPIP TOPLUMDA DAHA NELER NELERE YOL AÇTIĞINI GERÇEK ÖRNEKLERİYLE VERMEKTEDİR. BURADA KONUYA TEMEL OLAN KAOS TEORİSİ DEĞİL GERÇEKTE GÖRDÜKLERİMİZ BİZİ İLGİLENDİRİYOR.

**Kelebek etkisi: Determinizm görüşünü, zincirleme olayların birbirlerine nedensellik anlamında etki ederek Çin'de bir kelebek kanat çırpsa dünyanın öbür ucunda fırtınalar kopar şeklinde özetlenebilecek, soyut bilimsel lineer modelleme teorileri bileşkesi olarak açıklayan, prodeterminizm temelli, diyalektik görüşlerle destekli teorinin basit sonuç olaylarından biridir. Toplumsal bazda ve azgelişmişlik kökenli. Şöyle de düşünebiliriz, bir nal bir atı bir at bir süvariyi bir süvari bir birliği bir birlik orduyu ve ordu savaşın seyrini ve bir halkın geleceğini etkiler. Aslında kelebek etkisini hayatın her safhasında küçük veya büyük ölçekte zaten yaşamaktayız. Tesadüf dediğimiz şeyler gerçekten tesadüf oldukları zaman kuram dışıdır.


Ama tesadüfler, genetik ve planlı olgular haline gelirse, bir toplumda rastlantısal olan, başka bir toplumun rutini haline gelirse, doğrularla yanlışlar da birden fazlaya çıkabilir ve sayısal olarak ve herkese göre doğrunun farklı olduğu bir toplum doğar. Sadece konuşan okuyamayan, sadece yazan anlamayan, sadece yazan konuşamayan, sadece anlayan yazamayanlardan oluşan ama sonuçta herkesin İngilizce bilip konu hakkında yorum yaptığı bir toplum gibi.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz.Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Paylaş
duru isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiTweet this Post!
Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler;
Halis Öğretmen (09-18-2011)
Cevapla

Tag Ekle
bilmek, bilmektir, dil, neyi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çocuk Cinsellikte Neyi Merak Eder Konulu Metin Halis Öğretmen Çocuk Psikolojisi 0 05-14-2011 15:41

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

dost sitelerimiz dost sitelerimiz dost sitelerimiz dost sitelerimiz
dost sitelerimiz dost sitelerimiz dost sitelerimiz dost sitelerimiz

Şu Anki Saat: 01:11
Powered by vBulletin® Version 3.8.0 Beta 1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. By Maidzoe
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2

Sitemap
268, 266, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 267, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 80, 83, 84, 85, 86, 88, 89, 122, 90, 91, 93, 94, 96, 97, 98, 100, 101, 102, 103, 104, 118, 106, 121, 107, 119, 108, 109, 110, 112, 113, 114, 115, 117, 116, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 380, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 220, 217, 218, 219, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 235, 234, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322, 323, 325, 326, 327, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 401, 337, 338, 355, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 349, 345, 346, 347, 348, 354, 351, 352, 353, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 385, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 382, 379, 381, 383, 384, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 402, 403,
FORUM ÜYELERİ İÇİN YASAL UYARI
Forumda 3.şahısların gizlilik ilkelerini ihlal edici içerik yayınlamak, paylaşımlarda Türkiye Cumhuriyeti Yasaları ile sağlanmış maddeleri ihlal edici,illegal,telif hakkı kapsamına giren ve sahibinden izin alınmamış her türlü materyalin yayınlanması yasaktır.Bu kurallara uyulmaması neticesinde üyeliğin yasaklanması ile birlikte, yasal hak sahiplerinin resmi talepleriyle bu kişilerin teknik verileri paylaşılacaktır.

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA
Sitemizde yer alan dosyaların hiçbiri telif hakkı kapsamına giren materyallerden değildir.Halisogretmen.com sitesi üye paylaşımlarından dolayı sorumlu tutulamaz.İlgili yasa uyarınca da paylaşımları kontrol etme yükümlülüğü yoktur.Telif hakkı kapsamına giren veya şikayet konusu olabilecek paylaşımlar halisogretmen@msn.com adresine e-posta ile iletildiğinde hukuk danışmanımız tarafından incelenerek yasal prosedür uygulanacaktır.Yargı organlarından gelen talep doğrultusunda yasal olmayan içerik üretenler hakkındaki bilgiler bu merciiler ile paylaşılacaktır.