![]() |
|
|
| |
||
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
ATAM
Bir yüz tanıdım ruhuma nakşoldu zamanla, Bir yüz ki bütün hatları şimşekle doluydu, Ben yalnız onun resmine daldım heyecanlı, Benden çocuğum yalnız onun şi'rini duydu. Bir hüzne bürünmüştü cenazeyle düğünler, Bir damla yaş olmuştu denizler gözümüzde. Hasretle bakarken gecenin rengine günler, Seyretti yanan gözleriniz fecri o yüzde. Tarih onun emriyle kımıldandı yerinden, Birkaç yıla toplandı hemen birçok asırlar. İsa eli geçmiş sanılır yurt üzerinden, Gül bahçesi olmuş dün ayak bastığı yerler. Ondan geliyor, her günümüz başka baharsa, Ondandır, ufuklarda ne ürperme, ne gam var... Kalbim nefesim dursa, düşüncem sona varsa, Dünyayı unutsam da unutmam bir Atam var. Faruk Nafiz ÇAMLIBEL 10 KASIM 1952 Sabahlar, her zaman güzel değildir, Her zaman ayrılık akşamla gelmez. Al atlar sırtında hoyrattır fecir, Hoyrattır, ne kalbler kırmıştır, bilmez. Sabahlar her zaman güzel değildir. Vakti, bir yerinden bölünce şafak İri ve rüyalı gözlerle müphem; Nur olmuş içimde sanırım ak pak Ayrı bir mânada korktuğum adem, Eski düşüncemde, rahat ve uzak. Fethe çıkmış gibi duyarım birden Eşsiz gururunu bir cihangirin. Ufuklar üstünde yüzen tekbirden Vatanca büyümüş asil ve derin Bir matem tütmekte şimdi fecirden Nefti yalnızlığı başlar zamanın Mağfiret ürperir, dağılır, uçar. Ölüm korkusuyle dolu bir anın Müphem uzletinde ebedî ruhlar; Nefti yalnızlığı başlar zamanın. Rüzgar esmez olmuş, sular durgundur, Bir garip hali var Dolmabahçe'nin; Hala içimizde yüzen gecenin Aydınlık bilmeyen devamı durur, Rüzgar esmez olmuş, sular durgundur. Ruh için, ölümsüz, derler cihanda, Her mevsim onunla güzel her seher Bütün esatiri parçalasan da Atatürk önünde mağlupsun kader! Ruh için, ölümsüz derler cihanda. Vehbi KIZILGÜL "1919-1933"TEN BİR PARÇA O günlerde bir ünlü ayak bastı Samsun'a, Yürüdü etrafında ümitler suna suna. Bu, ateşler içinde geçip gelmiş bir erdi, Göğsünde toplanmıştı milyonla Türk'ün derdi, Bu milyonla dert ona veriyordu başka hız, Yürüdü arkasında genç, ihtiyar, kadın, kız. O kimdir? Bakışları deniz kadar yumuşak, Saçı güneşi emmiş bir demet altın başak. O kimdir? Bir milletin sesi vardı ağzında, Ondört milyonun nabzı çarpıyordu nabzında. O kimdir? Geçtiği yer dönüyor gün vurmuşa, Can veriyor sararmış ota, yaralı kuşa. O kimdir? Gözlerinde bir tılsım gizleniyor, Bastığı topraklarda bahar filizleniyor. Alev saçlı bir volkan bazı bir dağ başında, Bazı beliriyordu bir damla göz yaşında. Güneşten birer oktu ondan gelen her emir, Bu okların altında eriyor dağ, taş, demir O kimdir? Milyonla Türk birleşip bir tek olmuş, Yıkılan memlekete kolları destek olmuş. Öz yurdun içlerinde düşman kurarken pusu, Bir yandan da yürüdü Halife'nin ordusu. Birisi gökyüzünden bombalar atıyordu, Biri elinde salip, biri elinde Mushaf, İçli dışlı düşmanlar geliyorlardı saf saf. Bunların karşısında göğsü açık bir azim, Süngüye, topa karşı diyordu: Zafer bizim! Bunların karşısında ikişimşekli nazar Diyordu: Bu topraklar size olacak mezar! Vatan sürüklenirken bir uçurum ucuna, Dağılan kuvvetleri topladı avucuna. Topladı avucuna yıldırımı, şimşeği, Yoktan var ediyordu Tanrı gibi her şeyi. Kurşunlar gülle oldu, sopalar süngü oldu, Sınırlar baştan başa bir çelik örgü oldu. Şimşek yüklü bulutlar ufku kaplarsa nasıl Bir süngü ormanıyle dağlar doldu muttasıl. Bir kale heybeti var vatanın her taşında, Her işin başında O, her iş O'nun başında Faruk Nazif ÇAMLIBEL Paylaş |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
AĞIT
"Tanrı'yı düşündü de kendisi gibi yüce Türk, göğe Tanrı dedi seni görmeden önce Yeryüzünde bu adı yalnız dağlara verdi." Göçen bir ordu değil, bir milletin başbuğu, Bu millet Türk milleti, gökten alındı tuğu! Suçunu gizlemesin kızıl günahkâr doğu. Işıklar yanmaz ola; gün, ay yasa bata Türk, Ey tanrı milletinin en büyüğü Atatürk!. Ne tat kaldı acunun baharında, güzünde; Ne heybet var gökünde, ne ışık gündüzünde, En büyük gücü sendin Tanrı'nın yer yüzünde, Dağlar, taşlar ağlaya; gün, ay yasa mata Türk Ey tanrı milletinin en büyüğü Atatürk!. Destanını haykırdım bu yurda âşık diye, Dünya Türk'e, Türk ona acısın yazık diye, Tanrı kıskandı seni, kendinden ışık diye. Gözler yoluna dala; gün ay yasa bata Türk, Ey tanrı milletinin en büyüğü Atatürk!. Ne doğudan sel gibi kopan Atillâ, Cengiz, Sana eş olamadı ne yel, ne dağ, ne deniz, Bunak din büyükleri!. Nerede mahşeriniz? Yedi kat gök yıkıla, gün, ay yasa bata Türk, Ölüm olam kavuşam sana nola Atatürk!. Şükrü KURGAN AĞIT Yok gayri bizlere uyku dünek vay Kime bel bağlayak kime dönek vay Vay amansız ecel alçak felek vay Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağyasın gayrı Ağla gözüm ağla yaşlar dil olsun Kurumuş dereler baştan sel olsun Çiçek kara açsın çayır kül olsun Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı En büyük en güzel en yiğit kayıp Dereler denizler çağlar ağlayıp Rabbim de gözyaşı dökmezse ayıp Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Her gittiği yerde o şan verirdi Aslan bakışını görse erirdi Kaşları yeleden nişan verirdi Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Bakışları şimşek gibi çakardı Yarını görürdü düne bakardı Kürsüye çıktı mı, arşa çıkardı Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Her belâyı önler arda atardı Dermandı her dalda hemen yeterdi Babamızdı elimizden tutardı Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Kaybını yıldızlar bile bileler Kırıla kanatlar sola yeleler Kurt kuş duyup cenazene geleler Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Millet Atan gitti başın sağ olsun Ölümü devr açsın yeni çağ olsun Dağlar birer birer yanar dağ olsun Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Gitti her ocağın söndü alevi Yeryüzü dediğin bir ölü evi Cihan türbe olsa almaz o devi Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Dönmüş denizler gözyaşı taşına Dünya ortak çıkmış Türk'ün yasına Her evden bir ölü çıkmışcasına Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Gökler ağıtlardan titriyor kat kat Düştü üstümüze gerilen kanat Onsuz dünya yarım, insanlık sakat Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı O hep dolu tuttu boş atmadıydı Söz verince yaptı aldatmadıydı On beş yıl tek burun kanatmadıydı Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Bizdendi sevinci bizdendi derdi Biz uyurduk o bizleri beklerdi Uyudu nöbeti bizlere verdi Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Kuru yapraklara benzedik bu güz Her göz kan içinde sapsarı her yüz Milyonlarız bir babadan öksüzüz Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Gök düşsün toprağa toza belensin Mezarına gece yıldız elensin Şehitler doğrulsun nöbet dolansın Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Dünya hem kahr olur hem onu gömer Yıldızlar kandildir semalar kemer Sus boğulayazdın sus Aşık Ömer Türklük yüreğini dağlasın gayrı Cihan da bizimle ağlasın gayrı Behçet Kemal ÇAĞLAR |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
AĞIT
Ağlayalım Atatürk'e Bütün dünya kan ağladı. Süleyman olmuştu mülke Geldi ecel, can ağladı. Doğu, batı, cenup, şimal! Aman Tanrı bu nasıl hal? Atatürk'e erdi zeval, Memur, meb'usan ağladı. Atatürk'ün eserleri, Söylenecek bundan geri, Bütün dünyanın her yeri, Ah çekti, vatan ağladı. Fabrikalar icat etti, Atalığın isbat etti. Varlığın Türke terk etti Döndü çarh, devran ağladı. Bu ne kuvvet, bu ne kudret, Varıdı bunda bir hikmet Bütün Türkler, inön'İsmet, Gözlerinden kan ağladı. Tiren hattı, tayyareler... Türkler giydi hep karalar, Semerkant'la Buhara'lar İşitti her an ağladı. Siz sağ olun Türk gençleri, Çalışanlar kalmaz geri, Meraşalin askerleri, Ordular, teğmen ağladı. Zannetme ağlayan gülmez, Aslan yatağı boş kalmaz. Yalnız gidenler gelmez Her gelen insan ağladı. Uzatma Veysel bu sözü Dayanmaz herkesin gözü Koruyalım yurdumuzu, Dost değil düşman ağladı. Aşık VEYSEL ATATÜRK Atatürküm eğilmiş vatan haritasına Görmedim tunç yüzünde böylesine geceler Atatürk neylesin memleketin yarasına Uçup gitmiş elinden eski makbul çareler Nerde istiklâl harbinin o mutlu günleri Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi Hiç sanmam öyle ağarsın bir daha tan yeri Atatürküm ben ölecek adam değildim der. Git hemşehrim git kardeşim toprağına yüz sür Odur karşı kıyadan cümlemizi düşünür Resimlerinde bile melül mahzun düşünür Atatürküm kabrinde rahat uyumak ister. Cahit Sıtkı TARANCI ATATÜRK Ey sanki alev saçlı zafer küheylaniyle Kurtardığın vatanda en yüce şehsüvarsın, Bir şimşek çağlayanı haliyle Türk kanıyle Aldığı şâna lâyık bir tarihde bir Sen varsın. Erişmez vasfına hiçbir rebabın sesi Sen yükseksin ilhamın yıldızlı göklerinden, Dehâdan kanatlanan kılıcının şulesi Ebediyette olmuş bir murassa kasiden, Kızıl gökte parlayan Ay-yıldız'ın nurusun. Sen en büyük milletin, Türklüğün gururusun Bu yurdun timsalisin bugün bütün cihanda Gözler, gönüller senin, senin şeref de şan da! Enis Behiç KORYÜREK |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
![]() |
MUSTAFA KEMAL'İN KAĞNISI
Yediyordu Elif kağnısını, Kara geceden geceden. Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu, Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar, İnliyordu dağın ardı, yasla, Her bir heceden heceden. Mustafa Kemal'in kağnısı derdi, kağnısına Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı. Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik, Nam salmıştı asker içinde. Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü, Doğrulmuştu yola önceden önceden. Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif, Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar, Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı, Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra, Gecenin ulu ağırlığına karşı, Hafifletir, inceden inceden. İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında Elma elmaydı yanakları üzüm üzümdü gözleri, Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim; Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına. Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti, Niceden, niceden. Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu, Nazar mı değdi göklerden, ne? Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez, Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur Nasıl dururdu Mustafa Kemal'in kağnısı. Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş, Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni. Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin, Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım. Bak hele üzerinden ses seda uzaklaşır, Düşerim gerilere, iyceden iyceden. Kocabaş yığıldı çamura, Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar, Örtüldü gözleri örtüldü hep. Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı, bacım, Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik, Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden. Fazıl Hüsnü DAĞLARCA |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
![]() |
MUSTAFA KEMAL'LER TÜKENMEZ
Tükenir elbet Gökte yıldız denizde kum tükenir Bu vatan bu topraklar cömert Kutsal bir ateşim ki ben sönmez İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez. Ben de etten kemiktendim elbet Ben de bir gün göçecektim elbet İki Mustafa Kemal'im var iyi bilin Ben işte o ikincisi sonsuzlukta Ruh gibi bir şey görünmez İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda Bilimin yapıcılığın aydınlığında Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben Evrensel yepyeni buluşlarda Geriliği kovmuşum ben dönmez İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez Başın mı dertte beni hatırla Duy beni en sıkıldığın an Baştan sona her şeyiyle bu vatan Sakın ağlamasın kasımlarda Fatih'ler Kanuni'ler ölmez İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez Halim YAĞCIOĞLU |
|
|
|
![]() |
| Tag Ekle |
| atatürk, şiirleri |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İngilizce Atatürk Şiirleri Arşivi | Halis Öğretmen | İngilizce Öğretmenleri | 0 | 06-16-2011 20:00 |
| Yunus Emre Şiirleri Konulu Sesli Slayt | Halis Öğretmen | Slaytlar | 0 | 05-14-2011 13:48 |
| 100.Yıl Atatürk Marşı | Halis Öğretmen | Marşlar | 0 | 11-06-2010 13:52 |
| Biz Atatürk Gençleriyiz Marşı | Halis Öğretmen | Marşlar | 0 | 11-06-2010 13:46 |
| Atatürk ve Bayrak Resimleri | Halis Öğretmen | Sunu Resimleri&Clipartlar | 0 | 11-05-2010 22:52 |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
|||
| dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz |
| dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz | dost sitelerimiz |
![]() |
![]() |